Evrim, Veganlık ve Ahlak

veganlık ve ahlak

Vegan yaşam ile ilgili akıllarda soru işareti yaratan diğer konular kadar veganlık ve ahlak konusu da sıklıkla gündeme gelmektedir. Veganlık ve ahlak irdelemesini yapabilmek için en başta ahlak kavramını ele almak doğru olacaktır.

Ahlaki Evrimimiz

İnsanlığı her zaman diğer canlılardan üstün gördük. Kimimiz bunu dini öğretilerin arkasına sığınarak yaptı, kimimiz daha akıllı olduğumuzu söyleyerek diğer canlılar üzerinde hükmetme yetkisini kendinde buldu. İnsan sürekli kendini geliştiren bir türdür. Hem evrimsel olarak gelişimimiz devam etmekte hem de ahlaki olarak topluma karşı sorumluluklarımızın daha çok bilincindeyiz. Günümüzde bilim ve teknolojinin yardımı ile eskiden hayalini bile kuramayacağımız hedeflere kolaylıkla erişebiliyoruz.

Bizi diğer canlılardan ayıran en büyük özelliğimiz ‘ahlak farkındalığımızdır’. Bu ahlak farkındalığımızın evrimsel olarak yaklaşık 45.000 yıl önce (1) ortaya çıktığı tahmin edilmektedir. Veganlığın hayvan sömürüsüne dur demek olduğunu aynı zamanda insanlar ve dünya için yapabileceğimiz en iyi şey olduğunu söylediğim zaman insanlar bunun evrime ve doğa kanunlarına aykırı olduğunu söylüyorlar. Bu durumu hem ‘evrimsel’ hem de ‘doğal’ olarak ele alalım. Evrimsel süreçte ahlak ve adalet duygusunun 45.000 yıl önce geliştiğini söylersek insanların bu süreçte yaptığı davranışların ahlaki olup olmadığının muhakemesini yapabildiğini söyleyebiliriz. Bugün karnım acıktığı zaman yanımda duran kişinin elinden kafasına vurarak domatesini alırsam ahlaki olarak yanlış yaptığım konusunda sanırım hepimiz hem fikir oluruz.

Ahlak Nedir?

Mills Harm Principle’a göre başkalarının özgürlüğünü kısıtlamadığımız ve onların menfaatlerinin dışında davranmadığımız sürece yaptığımız her davranış ahlakidir. O halde birinin kafasına vurup domatesini alma eyleminin ahlaki olmadığı konusunda bu yaklaşım bizi destekliyor.

Peki ahlak ve vicdan konusunun yırtıcı hayvanlar için de geçerli olduğunu söyleyebilir miyiz? Bugün bir aslan bir geyiği yakaladığı zaman, geyiğin çocukları var mı yok mu muhakemesini yapmadığı için onu acımasız olmakla suçlayabilir miyiz? Tabi ki hayır. Aslan geyiği yakalayıp yediği zaman geyiğin menfaati dışında bir şey yaptığını bilmesini bekleyemeyiz. Aslan geyiğin yaşama bilincinin sonlandığından dahi bir haberdir. Bu durumda aslanın ahlaki sorumluluğu yoktur.

Hayvanlar arasında kendi türünün mensuplarını öldürmek, zorla cinsel ilişkiye girmek çocukları öldürmek gibi davranışlar doğal karşılanır. Bugün aynı şeyi sırf doğal diye bir insanın yapması halinde hepimiz tepki gösterir ve bu durumu hiç de “doğal” karşılamayız. O halde neden birbirimizin kıçını koklamazken, zorla cinsel ilişkiye girmeye çalışmazken ve öldürmenin yanlış olduğunun bilincindeyken (ahlaki olarak neden yanlış olduğunu öğrendik) sırf işimize geliyor diye hayvan öldürmeyi doğal ve ahlaki karşılıyoruz?

Bugün bir mezbaha görüntüsü gördüğümüzde içimiz kalkar, kafamızı başka yöne çevirmek isteriz, kesilen canlılarla empati yapar, onlar adına üzülürüz. Vicdanımız yanlış olan bir şeyler olduğunu söyler bize. Acı çekmenin ne olduğunu hatırlatır. “Et yemek doğaldır” savını, gelenekselleşmiş ve kültürleşmiş olmasından başka hiçbir şekilde savunamayız. Yanlış olduğunu düşünürüz ancak hep “ama” larımız vardır. Ahlaki düşünce yapımızı oturttuktan sonra burada karar vermek çok zor olmayacaktır. Hissedebilen, acıdan kaçınan kendi menfaatleri doğrultusunda kararlar veren hayvanları acı çekmek zorunda bırakmamak bizim elimizde. Vegan olarak bunu başarabiliriz.

Oğuzcan Kınıkoğlu

6 geri izleme / bildirim

  1. Veganlık Üzerine Zuhal Şengül ile Soru Cevap - Vegan Sağlık ve Yaşam
  2. Süt sağlığa zararlı mıdır? - Vegan Sağlık ve Yaşam
  3. Et yemezsek ne olur, ne olmaz? | Vegan Sağlık ve Yaşam
  4. Veganlığın Çevreye Etkileri | Vegan Sağlık ve Yaşam
  5. İnsan Neden Vegan Olur Yahu? | Melke On The Road
  6. Hayvan Deneylerine Alternatif Metotlar | Vegan Sağlık ve Yaşam

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*