Kısa cevap
İmmünoterapi bazı kanser türlerinde çok önemli yarar sağlayabilir; ancak her hasta için uygun değildir. Kanserin türü, evresi, biyobelirteç sonuçları, daha önce alınan tedaviler, otoimmün hastalık öyküsü ve hastanın genel durumu birlikte değerlendirilir.
Nasıl çalışır?
Kanser hücreleri bağışıklık sisteminden kaçmak için bazı sinyaller kullanabilir. Kontrol noktası inhibitörleri olarak bilinen bazı immünoterapiler bu kaçış sinyallerini azaltmayı hedefler. Böylece bağışıklık hücreleri tümöre karşı daha etkili hale gelebilir.
En sık konuşulan ilaç grupları PD-1, PD-L1 ve CTLA-4 inhibitörleridir. PD-1 ilaçlarına pembrolizumab ve nivolumab; PD-L1 ilaçlarına atezolizumab, durvalumab ve avelumab; CTLA-4 ilaçlarına ipilimumab ve tremelimumab örnek verilebilir. Bazı hastalarda tek ilaç, bazı hastalarda kemoterapiyle veya başka immünoterapiyle kombinasyon kullanılır.
Hangi kanserlerde gündeme gelir?
İmmünoterapi akciğer kanseri, melanom, böbrek kanseri, mesane kanseri, baş-boyun kanserleri, mide/özofagus kanserleri, karaciğer kanseri, endometrium kanseri, bazı meme kanseri alt grupları ve MSI-H/dMMR gibi biyobelirteç seçilmiş tümörlerde gündeme gelebilir. Bu liste “her hastada kullanılır” anlamına gelmez; aynı kanser türünde bile evre ve tedavi basamağı kararı değiştirir.
Uluslararası rehberler ne der?
NCCN, ESMO ve ASCO gibi uluslararası rehberler immünoterapinin hangi hasta grubunda, hangi biyobelirteçle, hangi tedavi basamağında ve hangi kombinasyonla değerlendirilebileceğini düzenli olarak günceller. Hasta açısından önemli nokta şudur: Rehberde bir tedavinin yer alması, o tedavinin her ülkede ruhsatlı veya geri ödemede olduğu anlamına gelmez. Rehber önerisi, Türkiye ruhsatı, SGK/SUT koşulu, hastanın genel durumu ve yan etki riski birlikte değerlendirilir.
Yan etkiler neden farklıdır?
İmmünoterapi yan etkileri klasik kemoterapi yan etkilerinden farklı olabilir. Bağışıklık sistemi fazla aktive olduğunda cilt, bağırsak, akciğer, karaciğer, tiroid ve diğer organlarda iltihabi reaksiyonlar görülebilir. İshal, nefes darlığı, sarılık, belirgin halsizlik, yeni döküntü veya ateş gibi bulgular geciktirilmeden tedavi ekibine bildirilmelidir.
Yan etkiler bazen tedavi başladıktan haftalar sonra, bazen tedavi bittikten sonra bile ortaya çıkabilir. Bu nedenle hasta, acile veya farklı bir branşa başvurduğunda immünoterapi kullandığını mutlaka söylemelidir. Özellikle yeni başlayan nefes darlığı, günde birkaç kezden fazla ishal, kanlı dışkı, sarılık, şiddetli baş ağrısı, görme değişikliği, baygınlık hissi veya aşırı halsizlik aynı gün bildirilmelidir.
Türkiye ruhsatı ve geri ödeme nasıl düşünülür?
Türkiye'de bir immünoterapi ilacının kullanımı üç ayrı başlıkta değerlendirilir: TİTCK ruhsatı ve kısa ürün bilgisi, SGK/SUT geri ödeme koşulu ve hastanın kendi klinik durumu. Bir ilacın uluslararası rehberlerde önerilmesi, Türkiye'de o endikasyon için otomatik geri ödeme olduğu anlamına gelmez. Geri ödeme çoğu zaman tümör tipi, evre, PD-L1/MSI sonucu, önceki tedavi basamağı, kombinasyon şeması ve sağlık kurulu raporu koşullarına bağlıdır.
Hasta için pratik hazırlık
- Patoloji raporunuzda PD-L1, MSI/dMMR veya başka biyobelirteç sonucu var mı öğrenin.
- Daha önce aldığınız kemoterapi, hedefe yönelik tedavi, radyoterapi ve ameliyatları listeleyin.
- Otoimmün hastalık, organ nakli, kronik kortizon veya bağışıklık baskılayıcı ilaç kullanımını mutlaka söyleyin.
- İmmünoterapi kartı veya ilaç adını gösteren bir notu yanınızda taşıyın.
- Yan etki olduğunda evde beklemek yerine tedavi ekibinin verdiği başvuru planını uygulayın.
Hekime sorulabilecek sorular
- Benim kanser türümde immünoterapi standart seçeneklerden biri mi?
- PD-L1, MSI, TMB veya başka bir biyobelirteç sonucu gerekiyor mu?
- Tedavinin amacı hastalığı küçültmek, kontrol altında tutmak veya koruyucu tedavi vermek mi?
- Hangi yan etkilerde aynı gün haber vermeliyim?
- Bu ilacın Türkiye'deki ruhsat ve geri ödeme durumu nedir?
İmmünoterapi etken madde ve ticari ad listesini aç
PD-1 immünoterapi molekül rehberini aç
Uluslararası rehberleri hasta gözüyle oku